Olan olduysa, en kötü şey donup kalmaktır. Aşağıdaki sıra tesadüfi değil: her adım bir sonrakinin işe yarama ihtimalini artırıyor. Utanmak için zaman yok — bu insanlar bunu meslek olarak yapıyor ve çok iyi yapıyorlar.
İlk 1 saat
1. Bankayı arayın
Kartınızın arkasındaki numaradan arayın; size gelen mesajdaki numaradan değil. Havale henüz işlenmediyse durdurulabilir. “İade talebi” değil, “dolandırıcılık bildirimi” deyin — süreç farklı işler.
2. Kartları ve internet bankacılığını kapatın
Aynı aramada yapılır. Kart bilgisi paylaşılmamış olsa bile, ekran paylaşımı yapıldıysa görülmüş sayılır.
3. Telefonu kontrol edin
Görüşme sırasında bir uygulama kurulduysa hemen silin. AnyDesk, TeamViewer, QuickSupport gibi isimler uzaktan erişim uygulamalarıdır. Sildikten sonra telefonu yeniden başlatın.
İlk 24 saat
4. Şikâyette bulunun
En yakın karakola gidin ya da e-Devlet üzerinden şikâyet oluşturun. Banka çoğu zaman resmî bir şikâyet numarası olmadan işlem yapmaz — bu adım atlanırsa üçüncü adım da boşa gider.
5. Kanıtları toplayın
Arayan numara, gelen mesajlar, işlem dekontları, saatler. Ekran görüntüsü alın. Konuşmayı hatırladığınız kadarıyla yazın — bir gün sonra ayrıntılar silinir.
6. Şifreleri değiştirin
e-Devlet, banka, e-posta. Aynı şifreyi başka yerde de kullandıysanız oradan başlayın. E-posta hesabı en kritik olanıdır: diğer her şeyin sıfırlama adresi orasıdır.
7. Numarayı bildirin
Bildirdiğiniz numara, aynı yöntemle aranan başkalarının uyarı almasını sağlar. Tek bildirim bir numarayı “dolandırıcı” yapmaz; başka bağımsız bildirimlerle birleştiğinde topluluğu uyarır.
Sonraki günler
Aynı kişiler sizi tekrar arayabilir — bu kez “paranızı kurtaracak avukat” ya da “iade birimi” olarak. Dolandırılmış kişilerin listesi ikinci kez satılır. Aynı olayla ilgili sizi arayan hiç kimseye, hiçbir koşulda ödeme yapmayın.
Ve en önemlisi: bu, dikkatsizlikten olmadı. Baskı, aciliyet ve otorite taklidi birlikte kullanıldığında herkes kanabilir. Utanç, olayı gizlemeye ve ikinci kez kanmaya yol açar.